18 Ağustos 2009 Salı

Die For You

 

I have an angel

Which keeps me flying in the sky

Holds my heart with hear hands

She saves me from the darkness and pain

I live a world of dreams with her to the deep

I lost my mind when I see hear

She is my angel

She is my love

She is my life

I can die for her without suffering

Just hold hear hands

Just hearing hear voice

It’ s enough for me

Like a taste from heaven

Like a flower from heaven

Like a sound from heaven.

My mind is empty

Every pain is away from me

Listening her voices

In the gardens of heaven

Silence and her voice

As beautiful as her

I can die for her

Without any pain

In a moment

Just for her

I love her 

Şehr-I İstanbul

Masmavi bir gökyüzü

Martıların beyazlıklarıyla

Adeta küçük bulutlar oluşuyor

Martıların çığlıkları adeta bir melodi           

Hafızanıza kazınıyor bir plak gibi

Karşınızda iki direk arasına gerilmiş bir ip

Karıncalar geçer üstünden

Hemen önünüzde kumdan kaleler

Tarihini yansıtır bir çocuğun

Uzaklarda bir kuğ

Yüzüyor bir kıyıdan bir kıyıya

Bir ince belli kadar zarif

Narin bir dokuya sahip           

Eskinin konstantinapolü           

Şimdinin İstanbulu.

 

Tüy

Bir tüy havada uçuşur

Gök yüzünü gezer

Kendine hayran eder

Yere düşmesini istemezsiniz

 

Rüzgarlar yönlendirir onu

Seyretmeye doyamam

Peşinde koşarım           

Ama yetişemem

 

Özgür bırakırım onu

Hayran hayran bakarım

Gidişine ağlamaya değer           

Ağaçların arasında            

Son baharda düşen yapraklarla           

Uzaklara gidişi

Hepsinden güzel           

Beyaz bir melek

 

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Karanlık

Güneş batıyor.

İçimde birşey eksik,

Kuşların sesi, çiçeklerin kokuları,

Tatmin etmiyor beni.

 

Tatminsizliğim koyulaşıyor

Hepten köreltiyor ruhumu

Kanımı donduruyor

Sanki karanlık üstüme geliyor.

 

Karanlık beni içine çekiyor,

Derinden sesleniyor,

Gel diyor

Ben kaçıyorum, o yakalıyor.

 

Yakalandım,

Yanlızım artık,

Korkuyorum,

Umudum yok.

 

Güneş yok,

Her taraf karanlık,

Direğim yok tutunacak

Karanlığın içine sürüklenirken.

 

Duygusuz karanlık,

Beni ürkütüyor,

Kurtarıcımı arıyorum

Karanlık beni sindiriyor.

 

Tam son nefesimi vermeye hazırlanırken

Onu görüyorum

Kendime engel olamıyorum

Işığa doğru ilerliyorum,

 

O ışık

Benim kurtarıcım

Buldum tutunacak bir direk

Çıkıyorum, kaçıyorum karanlıktan

 

Ama yine kendimi kandırıyorum

Karanlık arkamdan gülüyor

Hain gibi

Bu akşam beni bekliyor

Le Dictateur

Je pense à elle

Elle est dans ma tête

Elle me contrôle

Quand j’ai bu mon café ce matin

Elle était dans la tasse.

Quand j’ai regardé à la télé

Elle était dans l’ écran

Quand j’ai lu des journaux

Elle était dans le titre de l’article

Puis, j’ai pris mon parapluie

Je suis sorti puis

Elle était dans le ciel aussi

Comme une ange

Elle me côntrole

Comme un dictateur.

Le Destin

Je vois le soleil dans l' obscurité

L' espoir que j' ai dans mon foie

Il est devant moi

 

Je vois la lune dans le matin

La haine que j' ai dans mon sang

Il est dans ma tête

 

Je vois la route entre la paradise et l' enfer

La panique que j' ai dans mon coeur

Il est dans mes mains qui sont vides

Il est mon destin

 

 

Le Miroir

Un miroir devant moi

Il y a un petit garçon

Qui a sa petite voiture dans la main

Et qui a un oiseau sur son épaule

Un miroir devant moi

Il y a un adolescent qui me regarde

Qui a ses rêves dans sa mains

Et qui a un livre sous le bras

Un miroir devant moi

Il y a un adulte devant moi

Qui n'a rien dans ses mains

Il me regarde

Il regarde son esprit

Qu'il a perdu depuis longtemps